HZ. İSA (A.S.) VE HZ. MEHDİ (A.S.) BU YÜZYILDA GELECEK

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Şöyle buyurmuştur:

"İnsanlar 1400 senesinde Hz.Mehdi (a.s.)'nin yanında toplanacaklardır." (Risaletül Huruc-ül Mehdi, s. 108) >>>

TÜM KİTABI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

HZ. İSA VE MEHDİ GERÇEĞİ

Hicri 13. asrın büyük müceddidi Bediüzzaman Said Nursi eserlerinde, Hz. İsa'nın ikinci kez yeryüzüne gelişi ve Hz. Mehdi'nin ortaya çıkışı konularında tüm Müslümanlara yol gösterecek önemli açıklamalarda bulunmuştur. Bediüzzaman bu izahlarıyla, kendisine Mehdilik iddiasıyla yaklaşan kimselere “Mehdi olmadığını ve neden olamayacağını” delilleriyle birlikte açıklamıştır. “Hz. Mehdi'nin seyyid olduğunu, tüm Müslümanları biraraya getirerek İslam birliğini sağlayacağını, Hıristiyan dünyasıyla ittifak yapacağını, Kuran ahlakını tüm dünyada yerleşik kılacağını ve Hz. İsa'yla birlikte namaz kılacaklarını” ayrıntılı olarak anlatmıştır.

Bediüzzaman'ın müjdelediği İslam ahlakının bu mutlak galibiyeti, Rabbimiz'in Kuran’da 1400 sene önce bildirdiği bir gerçektir. Rabbimiz'in bu vaadi doğrultusunda İslam ahlakı bir gün mutlaka hakim olacak ve bir kişinin Müslümanların önderliğini üstlenmesi gerekecektir. Bediüzzaman böyle dünya çapında bir hakimiyetle karşılaşmamış ve tüm dünya Müslümanlarının liderliğini üstlenmemiştir. İslam dünyasının başında, tüm Müslümanları biraraya getirecek şekilde bir lider uzun süredir yoktur. Müslümanların bu ilk lideri, 1400 senedir müjdelendiği gibi Hz. Mehdi olacaktır. Yeryüzünden zulmü ve karanlığı kaldıracak, İslam ahlakının tüm insanlar tarafından yaşanmasına vesile olacaktır. Bediüzzaman da bu kitap boyunca yer verilen sözlerinde bu gerçeği dile getirmiş ve tüm Müslümanları bu büyük hidayet önderinin gelişiyle müjdelemiştir.Bediüzzaman Said Nursi, hayatını Kuran ahlakının tebliğine adamış; İslam dünyası ve Müslümanlar adına çok büyük bir iman hizmeti vermiştir. Yaşadığı yüzyılın müceddidi olarak üstlendiği görevi en güzel ve en şerefli şekilde yerine getirmiştir. Ancak İslam ahlakının dünya hakimiyetinin, kendisinden sonraki yüzyılın müceddidi olarak Hz. Mehdi’ye nasip olacağını  bildirmiştir.
Allah kaderde Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin İslam ahlakını hakim etmelerini takdir etmiştir. İnşaAllah Rabbimiz, Bediüzzaman'ın da haber verdiği bu büyük müjdenin gerçekleştiğini yakın gelecekte müminlere gösterecektir.

TÜM KİTABI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

(HZ. İSA, HZ. MEHDİ ve DECCAL) AHİR ZAMAN ŞAHISLARI NEDEN TANINMIYOR?

İçinde bulunduğumuz asır, Peygamber Efendimiz (sav)’in hadislerinde ve İslam alimlerinin eserlerinde haber verilen ahir zaman alametlerinin gerçekleştiği müjdeli bir dönemdir. Bu alametlerin birbiri ardınca gerçekleşmesi ile tüm İslam alemi çok kutlu bir bekleyiş içine girmiştir: Hz. İsa’nın yeryüzüne ikinci kez gelişi, Hz.Mehdi’nin ortaya çıkışı ve İslam ahlakının tüm dünya üzerinde hakim olması...

Hz. İsa ve Hz. Mehdi’nin bu büyük Fikri mücadelelerinde karşılarındaki en önemli negatif gücün ne olocağı da hadislerde haber verilmiştir. Bu negatif güç “Deccal”dir.

Bu kitabın amacı, Kuran ayetleri, Peygamberimiz (sav)’in hadisleri ve İslam alimlerinin açıklamaları doğrultusunda tüm Müslümanların Hz. İsa ve Hz. Mehdi’nin gelişi ve Deccal hakkında en doğru bilgileri edinebilmelerini sağlayabilmektir. Hz. İsa ve Hz. Mehdi ortaya çıktığında, Müslümanların bu mübarek insanları tanıyıp takdir edebilmelerine engel olabilecek tüm sebepleri açıklığa kavuşturmak, Deccal’in bu yönde başvurabileceği tüm hileli düzenleri deşifre etmek ve böyle tarihi bir olay karşısında Müslümanların büyük bir yanılgıya kapılmalarını önleyebilmektir. Tüm bu bilgileri gözler önüne sererek, Müslümanların bu kıymetli insanların yanında yer alan, onlara en güzel desteği verebilecek kişilerden olmalarına vesile olabilmektir. Bu gerçeğin şuurunda olan ve Hz. İsa ve Hz. Mehdi gibi mübarek şahıslar çıktığında onların yanında olma şerefine erişmek isteyen tüm müslümanlar, bu kitapta yer alan bilgileri dikkatlice okumalı ve kendilerini doğruya uymaktan alıkoyabilecek her türlü yanlış bilgilendirme ve yönlendirmeye karşı dikkatli olmalıdırlar. Bu mübarek insanların tanınmalarını nelerin engelleyebileceğini bilmeli, onları doğru bir şekilde tanıyabilmek için tüm sebeplere sarılmalıdırlar.

TÜM KİTABI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

HZ. İSA, HZ. MEHDİ VE DECCAL KONUSUNDAKİ ŞAHSI MANEVİ
YANILGISI


Peygamberimiz (sav)’in ahir zamanda gerçekleşeceğini bildirdiği iki büyük ve önemli olay vardır. Bunlardan biri Hz. İsa’nin ahir zamanda yeryüzüne ikinci kez gelişi, ikincisi ise yine ahir zamanda tüm Müslümanlara bir rahmet ve bir hidayet önderi olarak geleceği bildirilen Hz. Mehdi’nin ortaya çıkısıdır.

Bu iki önemli habere 13. asrın büyük müceddidi Bediüzzaman Said Nursi de eserlerinde geniş yer vermiştir. Ancak Bediüzzaman’in bu açıklamalarında kullandığı “şahsi manevi” sözleri kimi zaman yanlış şekillerde yorumlanmaktadır. Bediüzzaman’in bu kavramla Hz. İsa ve Hz. Mehdi’nin gerçek birer şahıs değil, birer “şahsi manevi” olduklarını ifade ettiği öne sürülmektedir. Oysa bu düşünce, Bediüzzaman’ın açıklamalarıyla hiçbir şekilde bağdaşmamaktadır. Bediüzzaman, Hz. İsa ve Hz. Mehdi’nin gelişine yönelik izahlarında çok kesin, açık ve net bir üslup kullanmış ve onların birer şahsi manevi olarak değil, şahis olarak geleceklerini delilleri ve detaylarıyla birlikte açıklamıştır.

Bu kitabın amacı Bediüzzaman’ın kullandigi “şahsı manevi” kavramı konusundaki yanlış yorumlamalara açıklık kazandırabilmek ve bu yanılgıya düşen kimselere doğruyu görebilmeleri için bir yol açabilmektir.

TÜM KİTABI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

HZ. İSA, HZ. MEHDİ VE DECCAL NEDEN TANINAMAZ?
(Şahs-ı Manevi Yanılgısının Etkisi)


Hz. İsa’nın ikinci kez yeryüzüne gelişi ve Hz. Mehdi’nin ortaya çıkışı yüzyıllardır İslam alemi tarafından beklenen çok müjdeli olaylardır. Bediüzzaman Said Nursi, Hz. İsa ve Hz. Mehdi’nin çıkışı hakkında eserlerinde çok detaylı bilgiler vermiştir. Bu bilgiler arasında, Hz. Mehdi’nin hangi tarihlerde ve nasıl bir ortam içerisinde ortaya çıkacağı, ne gibi faaliyetlerde bulunacağı, yardımcıları, mücadelesi, Hz. İsa ile birlikte İslam ahlakını tüm dünyaya hakim kılacakları konularında geniş açıklamalar yer almaktadır.

Yine hadislerde ve İslam alimlerinin açıklamalarında bildirildigine göre, Hz. İsa ve Hz. Mehdi ortaya çıkışlarının ilk yıllarında insanların büyük bir bölümü tarafından tanınmayacaklardır. Onların tanınmamalarında Deccal’in de büyük bir rolü olacaktır. Deccal, ahir zamanda Hz. İsa’nın ve Hz. Mehdi’nin karşısında yer alıp, inkarin insanlar arasında yayılmasi için mücadele eden, insanları kötülüğe sürükleyen bir negatif güçtür. Deccal de ilk çıktığında türlü aldatmacalar ve hilelerle kendisini insanlara farklı şekilde tanıtacak ve bu nedenle negatif bir güç olduğu da hemen anlaşılamayacak ve hemen tanınamayacaktır. Elinizdeki kitapta Hz. İsa, Hz. Mehdi ve Deccal’in neden tanınamayacaklarına dair önemli bilgilere yer verilmektedir.

Kitapta yer alan diğer bir konu ise “Şahsi Manevi Yanılgısı”dır. Said Nursi’nin çok açık, kesin ve net açıklamalarına rağmen, Hz. İsa ve Hz. Mehdi konusu kimi zaman yanlış yorumlara konu olabilmektedir. Bazı kisilerin bu konular açıldığında kullandıkları kalıplaşmış bazı cevap şekilleri vardır. Örneğin “Ahir zamanda Hz. Mehdi adında bir şahıs gelecek mi” diye bir soru sorulduğunda şöyle bir cevap verilir: “Hayır, Hz. Mehdi gelmeyecek; şahsi manevisi gelecek.” Aynı şekilde Hz. İsa için de “Hz. İsa yeryüzüne ikinci kez gelecek mi?” diye bir soru sorulduğunda “Hayır, Hz. İsa gelmeyecek; Hz. İsa’nın kendisi yeryüzüne inmeyecek, şahsi manevisi yeryüzünde olacak” denir.

Oysa bu bakış açısı son derece yanlış ve hatalıdır. Çünkü Bediüzzaman, Hz. İsa ve Hz. Mehdi ile ilgili sözlerinde bu konuyu çok net ifadelerle açıklamış; ahir zamanda beklenen bu kişilerin bir şahsi manevi olmadığını, birer şahis olarak ortaya çıkacaklarını çok açık bir sekilde belirtmiştir. Bu kitapta, Bediüzzaman’in Hz. İsa ve Hz. Mehdi ile ilgili açıklamalarına yer verilerek bu yanlış anlaşılma ortadan kaldırılmaktadır.

TÜM KİTABI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

HAYVANLARIN DÜNYASI

Arkadaşlar! Yeryüzünde bildiğimiz ya da bilmediğimiz sayısız canlı türü yaşar. Hergün karşılaştığımız kedi köpek gibi sevimli dostlarımızdan balta girmemiş ormanlarda yaşayanlara kadar her hayvanın kendine özgü harika özellikleri, hayret verici yetenekleri vardır.
Canlılarla ilgili bilgiler ciltler dolusu kitaba sığmayacak kadar çoktur. Biz bu kitapta sadece bazı örnekleri anlattık. Ancak bu az sayıda örnekle bile bizler için bu sevimli ve güzel canlıları yaratan Allah'ın büyüklüğünü ve bizleri ne kadar çok sevdiğini daha iyi anlayacaksınız. Öğrendiklerinizi sürekli düşünecek ve başkalarına da anlatmak için sabırsızlanacaksınız.

TÜM KİTABI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

EVRENDEKİ MUCİZELER

İçinde yaşadığımız evrenin büyüklüğünü hiç düşündünüz mü? Aklınıza gelen en büyük genişlik nedir, bir düşünün. Örneğin oturduğunuz şehrin bir ucundan diğer ucuna kadar olan alanın çok geniş olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Ancak şunu unutmayın! Tüm dünyayı dolaşmış bile olsanız, dünya üzerindeki hiçbir uzaklık evrenin genişliğini anlayabilmeniz için yeterli değildir. Çünkü Dünya'nın evren içinde kapladığı yer bir toz tanesi kadar bile değildir.
Bu kitaptaki bilgileri okudukça evrenimizi ve içindeki tüm varlıkları Allah'ın yarattığını göreceksiniz. Allah'ın Güneş'i, Ay'ı, Dünyamız'ı kısacası evrendeki herşeyi, bizim en güzel ve en rahat bir şekilde yaşamamız için özel olarak yarattığını öğreneceksiniz.

TÜM KİTABI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

KOMÜNİZM FIRSAT BEKLİYOR

Komünizm, 20. yüzyıla damgasını vurmuş bir ideolojidir. Ama bu damga, sadece baskı, zulüm, kan ve gözyaşı doludur. Sadece bu ideoloji nedeniyle 20. yüzyıl boyunca 120 milyon insan öldürülmüştür. Bunlar, bir savaş sırasında cephede ölen askerler değil, komünist devletlerin kendi halklarının içinden öldürdükleri sivillerdir.
Peki bu ideolojinin kökeni nedir? Nasıl olmuştur da bu kadar kanlı ve acımasız bir dünya görüşü, dünyanın dört bir yanında taraftar bulmuş, devrimlerle iktidara gelmiş, milyonları ardından sürüklemiştir? Komünizm nereden doğmuş, nasıl büyümüş ve nasıl sona ermiştir? Gerçekten sona ermiş midir, yoksa hala dünyayı ve ülkemizi tehdit etmekte midir?
Bu kitapta bu soruların cevaplarını bulacaksınız.

TÜM KİTABI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

KURAN-I KERİM FİHRİSTİ

Bu fihrist Kuran'daki ayetlerde geçen kelimelerin harf sırasına göre dizilmesi ve aynı konuların biraraya toplanması suretiyle hazırlanmıştır.
Kuran'daki ayetlerin dizilişi, tüm "insan yazımı" kitaplardan son derece farklıdır. Bu kitapların hemen hepsinde, konular arasında bir tasnif yapılır, giriş-gelişme-sonuç şeklinde bir düzen kullanılır, konular birbiri ardına dizilir. Oysa Allah'ın kitabı, bu türden bir dizilişe sahip değildir. Kuşkusuz bunun son derece büyük hikmetleri vardır. Bu hikmetlerden biri, Kuran'daki dizilişin, "Andolsun, biz öğüt alıp düşünsünler diye, sözü birbiri ardınca dizip indirdik" (Kasas Suresi, 51) ayetinde belirtildiği gibi insanı düşünmeye ve araştırma yapmaya zorlamasıdır.
Bu fihrist söz konusu "biraraya getirerek araştırma" amacına yardımcı olabilmek için hazırlanmıştır.

TÜM KİTABI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

KIYAMETİN İŞARETLERİ

Peygamberimizin günümüze ulaşan sözlerinin bir bölümü, kıyamet alametleri hakkındadır. Peygamberimiz hadislerinde hem kıyamet işaretlerini haber vermiş, hem de kıyametin hemen öncesindeki dönem ile ilgili detaylı açıklamalarda bulunmuştur.
Bu kitabın amacı, kıyamet alametlerini ayet ve hadisler doğrultusunda incelemek; bu işaretlerin birbiri ardınca, birebir tasvir edildiği şekilde, içinde yaşadığımız çağda ortaya çıkmaya başladığını gözler önüne sermektir. On dört asır öncesinden bildirilen alametlerin çıkışı, inananların Allah'a olan iman ve bağlılıklarını artıran son derece büyük olaylardır.

TÜM KİTABI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

KAVİMLERİN YOKOLUŞU

Kuran'da anlatılan helak olaylarının hemen hepsi ise, çağımızda yapılan arşiv araştırmaları ve arkeolojik bulgular sayesinde "görülecek" ve "bilinip-tanınacak" hale gelmiştir. Bu kitapta Kuran'daki helak olaylarının izlerini inceleyeceğiz. (Bu arad,a Kuran'da anlatılan bazı kavimlere bu kitapta değinmediğimizi de belirtmek gerekir. Çünkü Kuran'da kavimlerden bazıları için yer ve zaman bildirilmemekte, sadece bunların Allah'a ve peygamberlere olan isyan ve düşmanlıkları ve bunun sonucu başlarına gelenler konu edilerek insanlar ibret almaya çağrılmaktadır.)

TÜM KİTABI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

MÜSLÜMANLIK HİNDUİZM VE UZAK DOĞU DİNLERİ

Doğu dinleri pekçok insan için büyük bir bilinmezdir. Hinduizm, Caynizm, Budizm, Sihizm, Şintoizm, Konfüçyüsçülük ve Taoculuk gibi dinlerin isimleri sayıldığında genelde insanların akıllarına taştan ya da tahtadan heykellere tapınan, bu heykellere adaklar sunup saygı gösterilerinde bulunan, loş tapınaklarda ilginç ayinler düzenleyen topluluklar gelir. İslam, Hıristiyanlık ve Yahudilik gibi Allah'ın vahyine dayalı ilahi dinler -burada Hıristiyanlığın ve Yahudiliğin ilk vahyedildikleri halleri kastedilmektedir. Çünkü Yahudilik ve Hıristiyanlık vahyedilmelerinden sonra tahrif edilmiş, orijinal hallerinden uzaklaşmışlardır-insanları aydınlık, huzur dolu, güvenli ve adaletli bir hayata çağırırlarken, dünya üzerinde yaklaşık 1.5 milyar kişinin1 kabul ettiği Doğu dinleri kasvetli bir hayatı, sapkın ritüelleri, sosyal adaletsizliği, dünyadan tamamen uzaklaşıp sefil koşullarda yaşamayı, kısaca her yönüyle batıl bir hayatı temsil etmektedirler. Bu dinlere inananların en temel yanılgıları ise Allah'ın mutlak varlığını inkar edip, sayıları yüz milyonu aşan putlara tapınmaları ve bu putlardan bir karşılık ya da yardım görmeyi ummalarıdır.

TÜM KİTABI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

HZ.İSA'NIN DÖNÜŞ MÜJDESİ

Bu kitabı okurken bir yandan Hz. İsa'nın Kuran ayetlerinde ve hadislerde aktarılan, mucizelerle dolu yaşamı hakkında bilgi sahibi olurken, bir yandan da çok özel bir zaman diliminde yaşadığımızı fark edeceğiz. Bu çalışmanın amaçlarından biri, Kuran ayetlerinde yer alan önemli bir mucizeye dikkat çekilmesinin yanı sıra Kuran'da pek çok vesileyle övülmüş olan mübarek elçisinin, Meryem oğlu Hz. İsa'nın yeryüzüne ikinci defa gönderilişine erişenlerden olabilmenin fiili bir duasını yapmaktır. Hiç unutmamak gerekir ki, Hz. İsa'nın gelişi tüm dünyayı etkileyecek olağanüstülükler taşıyan, mucizevi ve metafizik bir olaydır. İşte bu nedenle tüm iman sahiplerinin bir an önce harekete geçmeleri ve birlik içinde Hz. İsa'yı en güzel şekilde karşılamak için ellerindeki tüm imkanları seferber etmeleri gerekmektedir. Heyecanla, aşkla, şevkle yapılacak olan bu büyük hazırlık fiili bir dua olacak, bu hazırlığı yapmayanlar ise Hz. İsa yeryüzüne döndüğü zaman hiç şüphesiz çok büyük bir pişmanlık yaşayacaklardır. Tüm alametler bize göstermektedir ki: Hz. İsa'nın gelişi çok yakındır ve hazırlık yapmak için kaybedilecek zaman yoktur.

TÜM KİTABI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

BALARISINDAKİ OLAĞANÜSTÜ AKIL

Bu kitapta arılar ile ilgili pek çok özellikten bahsedilmektedir. Arılardaki mükemmel vücut sistemleri, kendi aralarındaki akılcı davranışları, anlaşmak için kullandıkları dans etme ya da koku bırakma gibi yöntemler, ayrıca arıların hesaplama, planlama, inşa etme gibi yetenekleri sayesinde inşa ettikleri peteklerin oluşumu ile birlikte tüm bunların nasıl ortaya çıktığı sorusunun cevabı da delilleriyle birlikte verilmektedir. Ayrıca evrimci mekanizmalarının geçersizliği de arıların hayatlarından, sahip oldukları mekanizmalardan örnekler verilerek detaylı olarak anlatılmaktadır

TÜM KİTABI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

İSLAM VE BUDİZM

Bu kitapta Budizm'in batıl bir felsefe olduğu Kuran ayetleri ışığında incelenmekte ve insanların bu batıl dinin çarpık yönlerini açık şekilde görmeleri sağlanmaktadır.

Budizm'in ortaya çıkışı, yazılı kaynakları, genel inanışları, ibadet şekilleri ve söz konusu dinin kurucusu Buda'nın hayatı Kuran ayetleri ile değerlendirilmekte, bu felsefenin temelinin çok sapkın öğretiler üzerine kurulu olduğu, insan aklı ve mantığıyla çelişen garip ibadetler içerdiği ve insanı taştan, topraktan putlara ibadet etmeye yönelttiği ortaya konmaktadır.

TÜM KİTABI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.


İNANÇSIZLIĞIN KABUSU

Bugüne kadar pek çok kitapta toplumların ve insanların içinde bulundukları karamsar durum ele alınmış, sosyolojik ve psikolojik tahliller yapılmış, sorunlar sık sık tüm detaylarıyla dile getirilmiştir.

Fakat bu kitapta, söz konusu tahlil ve teşhisler karşısında insanlara en gerçekçi çözüm sunulmakta ve bu çözüme baş vurmadıkları takdirde insanları nasıl bir geleceğin beklediği tarif edilmektedir.

TÜM KİTABI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

Muhteşem Peygamber HAZRETİ MUHAMMED (sav)

Peygamberimiz (sav)'in izinden giden Müslümanların. hem tüm insanlığa güzel ahlakları ve iyi huyları ile örnek olmaları, hem de sözlü ve yazılı olarak onları güzel ahlaka davet etmeleri gerekir.

Bu kitabın hazırlanış amacı Peygamberimiz (sav)'i birçok yönüyle tanımak, onun ahlakını örnek alan insanlardan oluşan bir topluluğun ne kadar üstün özellikelere ve güzelliklere sahip olacağını göstererek, insanları Peygamberimiz (sav)'in ahlakına özendirmektir.

TÜM KİTABI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

ANLAMAZLIKTAN GELMEYİN

İnsanların, en güzel nimetlerin içerisinde bile azap çekmelerinin ve mutsuz olmalarının nedeni, Allah'tan uzak bir hayat sürüyor olmalarıdır. Allah insanlara mutluluğu ancak iman ile verir, hayatın güzelliklerinden gerçek anlamda zevk alabilmelerini ancak bu şekilde mümkün kılar. Kuran'a uygun samimi bir iman olmadığı sürece, insanların hiçbir yolla, hiçbir yöntemle gerçek mutluluğu elde edebilmeleri mümkün değildir.

İşte bu kitapta bu önemli gerçeğe dikkat çekilmiş ve insanlar gerçek ve samimi imanı yaşamaya davet edilmiştir.

TÜM KİTABI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

İSLAM'DA TERÖRE YER YOKTUR

11 Eylül 2001 günü Amerika Birleşik Devletleri'nin iki büyük kentine karşı düzenlenen ve on binlerce masum insanın ölümüne ve yaralanmasına neden olan terörist saldırılar, terörün gerçek kökeni ile ilgili çok önemli bir konuyu dünya gündemine getirdi. Ve bu vesile ile İslam'ın barış ve hoşgörü dini olduğu, insanlara merhameti ve adaleti emrettiği bütün dünyaya yaygın olarak duyurulmuş oldu.

Bu kitabın konusunu, lanetlendiğimiz bu vahşetin kaynağının kesinlikle ilahi bir din olmadığı, özellikle İslam'da teröre yer bulunmadığı gerçeği oluşturmaktadır. İslam dininin yegane kaynağı olan Kuran'da ve başta Peygamberimiz Hz. Muhammed olmak üzere tüm Müslüman yöneticilerin uygulamalarında bu gerçek tüm açıklığıyla ortaya çıkmaktadır.

TÜM KİTABI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

ZAMANSIZLIK VE KADER GERÇEĞİ

Bu kitap bilimsel veriler ve Kuran ayetleri ışığında uzay, madde, zaman ve kader hakkındaki gerçekleri göstermektedir.

Zaman ve mekan mutlak olmayan, başlangıçları olan, Allah tarafından yoktan var edilmiş kavramlardır. Zamanı ve mekanı yaratan Allah, elbette bunlara tabi değildir. Allah, zamanın her anını zamansızlıkla belirlemiş, tespit etmiş ve yaratmıştır. Kader gerçeğinin özü de buradadır. Bizim için geçmişte yaşamış ve gelecekte yaşanacak olan olayların tümü, zamana tabi olmayan, zamanı yoktan var eden Allah'ın bilgisi ve hakimiyeti dahilindedir.

TÜM KİTABI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

ATATÜRK'Ü İYİ ANLAMAK

Atatürk, gerek etkileyici kişiliği, gerekse ahlaki meziyetleri ile tüm dünyanın kalbinde taht kurmuş, eşsiz bir liderdir. Çöküş arifesinde olan, enkaz haline gelmiş bir imparatorluğun, kölelik tehdidi ile karşı karşıya kaldığını sezinlemiş, milletimizi esaretten kurtarmak için büyük bir milli kurtuluş hareketi başlatmıştır. Cumhuriyet tarihimiz süresince, kritik dönemler atlatan milletimiz, bir çok problemin üstesinden, yalnızca Atatürkçü düşünceye ve milliyetçi-muhafazakar kimliğe sahip çıkmakla gelinebileceğini artık kavramış durumdadır.
İşte bu kitabın yazılmasındaki amaç; insanı insan yapan ahlaki değerleri Atatürk'ün sözlerinden alıntılarla anlatmak, bayrağımızın göklerde özgürce dalgalanması, Devletimizin ve milletimizin bekası için "güzel ahlakın" şart olduğu konusunda genç nesilleri bilinçlendirmektir. Ulu Önder Atatürk'ün dediği gibi yalnızca "kılıçla fetih yapanlar mağlup olmaya (yenilmeye) ve netice itibarıyle mevkilerini onlara bırakmaya mecburdurlar." Bu sebeple milletin ve devletin bekası için toplumu oluşturan her bireyin güzel ahlaklı olması lazımdır.

TÜM KİTABI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

DOĞADAKİ TASARIM

Doğadaki canlılar son derece kompleks vücut sistemlerine sahiptir. Bir kuşun tüylerini, bir yarasanın sonar sistemini ya da bir sineğin kanat yapısını incelediğimizde, karşımıza olağanüstü sayılacak derecede detaylı tasarımlar çıkar. Ve bu tasarımlar, bizlere açık bir gerçeği gösterir: Tüm canlıları, Allah kusursuzca yaratmıştır.
Charles Darwin'in 19. yüzyılda ortaya attığı evrim teorisi ise, yaratılışı reddetmekte ve doğadaki tasarımların, doğal süreçler sonucunda "kendiliğinden ve tesadüfen" oluştuğunu öne sürmektedir. Evrim teorisine göre, bu oluşumun temel mekanizması da "kademe kademe gelişim"dir.
Ancak 20. yüzyılın bilimsel bulguları, canlılardaki tasarımların "kademe kademe gelişim" iddiasıyla açıklanamayacağını ortaya koymuştur.

TÜM KİTABI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

MATRIX FELSEFESİ VE HAYALİN DİĞER ADI MADDE

"Gerçek nedir? Gerçeği nasıl tanımlarsın? Eğer hissedebildiğin, koklayıp, tadıp, görebildiğin şeylerden söz ediyorsan, "gerçek", beyne iletilen elektrik sinyallerinin yorumlanmasıdır." (Matrix filminden)

Bilimsel izahlara dayanarak yapılan Matrix gibi dış dünyanı gerçekliği konusudaki önkabulleri sorgulayan filmler, tüm dünyada milyonlarca insanın ilgisini çekti. Filmlere konu olan bu ifadeler, geçmişte pek çok felsefecinin ele aldığı konular olmasına rağmen, 20. yüzyılın son yıllarına kadar gereken önemi görmemişti. Ancak bugün bilim, bu kitaba konu olan izahların artık felsefi birer görüş değil, bilimsel gerçekler olduğunu ortaya koymuştur.

TÜM KİTABI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

İSLAM VE KARMA FELSEFESİ

Son zamanlarda ülkemizde de gündeme gelen Karma inancı, bu batıl dinlerin önemli bir özelliğidir. Karma felsefesi, insanları bazı olumlu ahlaki özelliklere özendirmektedir ancak bunun yanında birçok sapkın ve batıl inancı da içermektedir. Karma'nın temelini oluşturan bu batıl inançların insanlar için bir kurtuluş yolu olması, insanlara mutlak bir huzur ve güven getirmesi ise kesinlikle mümkün değildir. Tam aksine bu inançlar insanı daha karmaşık bir ruh haline, çarpık bir bakış açısına ve yanlış uygulamalara yöneltmektedir. Elinizdeki kitapta bu yanlış uygulama ve fikirler ele alınacaktır.

TÜM KİTABI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

SİYONİZM FELSEFESİ

Yıllardır izlediğiniz haberlerde, okuduğunuz gazetelerde Ortadoğu'da neredeyse hemen her gün bir çatışma yaşandığına tanık oluyorsunuz. Her iki taraftan da pek çok masum insan; kadın, çocuk, genç, yaşlı bu acımasız savaşın hedefi oluyor. Evler, okullar, hastaneler ve hatta ibadethaneler yakılıp yıkılıyor. Yıllardır durmak bilmeyen bu kavga ve savaşın, akan gözyaşının ve kanın en önemli sorumlusu Siyonist ideolojidir.

Bu kitapta bir yandan Siyonizmin çarpıtılmış propagandalarının ve telkinlerinin dünya barışı için nasıl büyük tehlikeler içerdiğini, bir yandan da bu ideolojinin neden olduğu katliamları, yıkımı ve tahribatı göreceksiniz.

TÜM KİTABI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

KURAN MUCİZELERİ

Kuran'ın eşsiz üslubu ve içerdiği üstün hikmet, onun Allah'ın sözü olduğunun kesin bir delilidir. Bunların yanısıra, Kuran'ın Allah katından indirildiğini ispatlayan pek çok mucizevi özelliği de vardır. Bu özelliklerden biri, ancak 20. yüzyıl teknolojisiyle eriştiğimiz bazı bilimsel gerçeklerin 1400 yıl önce Kuran'da bildirilmiş olmasıdır.

Elbette Kuran bir bilim kitabı değildir. Fakat çeşitli ayetlerinde, son derece özlü ve hikmetli bir anlatım içinde aktarılan bazı bilimsel gerçekler ancak 20. yüzyıl teknolojisi ile keşfedilmiştir. Kuran'ın indirildiği dönemde bilimsel olarak saptanması mümkün olmayan bu bilgiler günümüz insanına Kuran'ın Allah sözü olduğunu bir kez daha ispatlamaktadır.

TÜM KİTABI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

 

 
Bu sitenin hazırlanmasında Adem Yakup'un eserleri kaynak olarak alınmıştır.